İnternetten Para Kazanmak - İnternetten Nasıl Para Kazanılır ? -


31/10/2009 · Kategori: Genel

Evet arkadaşlar bugünkü konumuz " internetten para kazanma sanatı " . Yanlış duymadınız evet sanat. Niye sanat ? Çünkü internetten para kazanmak bir beceri ister kabiliyet ister. Ne mi ister?

Tabiki de kayıt olmayı bilmek gerekir. Diğerleri çok kolaydır. Yaşasın bedava para kazanmak ??
Bende şaşırdım yazdığım cümleye ama olsun aşağıda detayları anlatacağım. Nasıl kazanacağınızı ...

İnternetten para kazanmak için 2 ana kategorimiz var diyebiliriz.
1.) Webmasterların para kazanması ( en çok gelirli bölüm )
2.) Herkes için açılmış siteler

Ben bu yazımda ön giriş yaptım ve 1. konuya biraz değincem. Tam içeriğe girsem yazı hiç bitmez ve kaç yazı yazarım bilemiyorum. 2. yazımdada 2. bölüme giriş yapacağım.

1:) Webmasterlar Nasıl Para Kazanır ?

Tabi adında anlaşıldığı gibi webmaster. Yani site yöneticileri , site sahipleri ... Bu yöntemle para kazanmaya başlamanız için ilk önce bir siteniz olması lazım. Ücretli , ücretsiz farketmez. Ama önemli olan hiti olmasıdır. Yani hit derken şunu demek istedim ; sitenize giren kişi sayısı. Ne kadar hitiniz çoksa , o kadar sitenize çok kişi giriyor anlamına gelmektedir. Hit nasıl sağlanır vb. konuları başka yazılarımda ele alabilirm şuan para kazanmayı anlatacağım.

Sadece hitin olması yetiyor mu ? Tabiki de yetmiyor. Birde reklam almış olmanız gerekiyor doğal olarak. İlk olarak reklam türlerinden bahsedeyim daha sonrada reklam firmalarını tanıtıp  1. yazımızı tamamlayalım.

        -Reklam Türleri
 PPC : Paid per click açılımı budur. Tıklama başına gelir sağlar. En yaygın kullanılan reklam türüdür diyebiliriz.( Genelde firmalar tık başı 0.02 - 0.07 $ arası verir. )
Performans Başı : Bunuda bir kısaltılması vardı ama hatırlamıyorum. Bu reklam türünde sitenize banner yada popup , splash vb koyarsınız ve orada gelen sayfadan kişi ürün alırsa size
ürünün %25 geliri , yada belirlenen bir miktar para verilir. ( Tek kişiden en fazla bu yol ile kazanırsınız ama çok kişi ürün satın almayabilir. ) Bir de bu türde bazı arkadaşlık siteleri var. Sitelere üye başına ve gold üye başına veriyor. Mesela biri sizin siteniz sayesinde siteye üye olursa 0.15 Kr ve gold üye olursa + 10 TL gibi bir miktar alıyorsunuz. Ama bu siteden siteye değişir.
Gösterim Başı : Gösterim başı reklamlarda splash ve pop-up olur. Bir reklam şirketinden aldığınız splash veya pop-up kodu sitenize eklersiniz ve o reklam sitenize gelenlere açıldıkça siz para kazanırsınız. Bu reklam türünde de iki seçenek vardır. Bir tanesi " saatte bir kere açılan splash yada pop-up " . Bu seçenekteki kodu alırsanız ziyaretçilerinize her sayfada kod açılmaz. Saatte 1 kere açılır ve bu ziyaretçilerinizi pek sıkmaz sitede gezinmeyi arttırabilir. Tabi saatte 1 kere açıdığı için sürekli açılandan daha az para alırsınız. Diğer bir tanesi ise " sürekli açılan pop-up yada splash " . Bu sürekli açılır ve ziyaretçilerinizi sıkabilir , hit kaybına yol açabilir. Ama bu size daha fazla kazanç elde edersiniz.

         -Reklam Şirketleri
Firmalar hakkında bilgi vermeyeceğim ödeme limitlerini , reklam seçeneklerini ve vergi kesintilerini söyleyeceğim.

Google adsense :
Tıklamaya göre para verir. En iyi tıka veren sistemdir ama onaylanmak zordur. Ödeme Limiti 100$ dır. Amerikan vatandaşı değilseniz vergi kesintisi yoktur.
Gittigidiyor : Tık başı verir. Türk firmalarında en iyi tıka veren sistemdir. Ödeme lmiti 100 TL dir. %10 stopaj kesintisi vardır. Yani 100 tl e > 90 TL alırsınız.
Hepsiburada : Tıklamaya göre para verir. Ziyaretçi sayınıza göre tık oranları değişir. Ödeme limiti 30 TL dir. %10 vergi keser.
Linkz : Yazılarınızda geçen textlere ve videolara reklam verir tıklama bazlıdır ( bu sistemi anlatmadım. ) . Kayıt epey zordur vergi numaranız olması lazım.
Adtech : Türkiyede en yaygın kullanılan tık başı ve performans başı reklam ağıdır. Son zamanlarda oranları epey kötüleşmiştir. Alt limit yoktur. %28 lik bir kesinti yapar.
Reklamstore : Epey eskidir. Tık başı çalışır oranları az olsada hala kullanılır . %20 lik kesinti yapar.
Softreklam : Gösterim başı verir . Oranları değişkendir en az 1 tl en fazla 5 tl kazanırsınız 1000 tekil gösterime. Alt ödeme sınırı 100 Tl dir %33 lük vergi kesintisi vardır.
Nakitreklam : Gösterim başı verir oranları azdır.
Reklam.im : Güvenilir bir firmadır. Gösterim başı verir. Oranları orta seviyededir.

2. yazımda , 2. başlığı anlatacağım arkadaşlar kaçırmamanız gerekir. Evden kolayca para kazanabileceksiniz.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Google pagerank güncellemesi sitemede geldi


30/10/2009 ·

Evet arkadaşlar bugünün ilk saatlerinde google pagerank güncellemesi başladı. Bu güncelleme birçok webmasterı mutlu etsede bazılarını üzdü. Şahsen beni mutlu etti. Çünkü ilk defa bir siteme pagerank değeri alıyorum. Evet trfuntr.blogcu.com pr 1 e yükselmiştir. Hayırlı olsun.

Truntr.com hiç bir yükselme olmadı ama subdomain i olan forum.trfuntr.com pr 0 a çıktı . O da hayırlı olsun.

Güncelleme gelmemiş arkadaşalar var. İnşallah onlarda umdukları , diledikleri bir şekilde olur. Herkese iyi günler...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Galatasaray - Trabzonspor Tribün Atmosferi


24/10/2009 · Kategori: Spor

Evet arkadaşlar evde internetde bazı sorunlar olduğu için sonucu ve duygularımı yazamadım , paylaşamadım. 6 gün gecikmeli olsada yazmak istedim ve yazacağım şimdi.

Bildiğiniz üzere maç 4-3 bitti. Galatasaray'ımız tabikide çok güzel oynadı ama o 3 golüde yedik malesef. Ben size oradaki atmosferi anlatayım.

Maç başlamadan 7 saat önce Mecidiyeköy'e gittik. Biraz gezdik , biraz cevahir de takıldık. Cevahir de hızlı tren(çılgın köpekbalığı)'e bindik , burger king den 2 menü alıp hayvan gibi yedik. O gün çok güzel bir gündü ve eğlendik.Saat 4:30 - 5 gibi stad önüne gittik. Herkes gelmişti ve epey kalabalıktı. Saat 6 gibi stada girdik ve Yeni Açık Üst tribününde kendimize güzel bir yer kaptık. Gider gitmez tezahuratlara başladık tabi susmadık , o atmosferde zaten susulmaz. Oyuncularımızı alkışladık , istiklal marşımızı söledik , coştuk. Ve maç başladı. Bizim tribün sustu biraz ara ara bağırır olduk. Maç öncesi ağızını açmayan eski açık 90 dakika hiç susmadı tabiki de. Biz onları ve maçı izledik. Tabi gollerde çok sevinç yaşadık. İtirazlarda bulunduk , hakeme laflar attık , televizyonda gözüken herşeyi yaptık yani ama oradaki atmosfer başka. Galatasarayımızın 3. golünden sonra zaten En üsttekiler alta , alttakilerde nerdeyse yeni açık alt tribününe inecekti. 3. ve 4. golleri büyük bir coşkuyla kutladık ve çok heyecan yaşadık. O atmosferi ve orada olan herşeyi tam anlatamıyorum kusura bakmayın çünkü o şeyler kelimelere sığmaz. Yaşamak gerekir , hissetmek gerekir.

Maç sonrası bir kaç fotoğraf çekip staddan çıktık ve eve gittik. Trafik vardı tabi ama yinede eve hızlı ulaştık. Çektiğimiz videoları ve fotoğrafları önümüzdeki günlerde eklerim. Herkese iyi günler. Fenerbahçe derbisini kaç farkla alacağımızı merak ediyorum.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Galatasaray - Trabzonspor 18 Ekim 2009 20:00


17/10/2009 · Kategori: Spor

Evet arkadaşlar. Bu yazımda maçı biraz yorumlıyacak mıyım ne yapacağım bilmiyorum. Hiç birşey bilmeden yazıma başlıyorum. Elime ne gelirse yazacağım. Haydi hayırlısı.

Şehir farklılığından dolayı derbi sayılmayan. Ama büyük takım olarak bakarsak derbi sayılabilecek bir maç bu. Ali Sami Yen stadında oynanacak maç. Ben tabiki de bu maçta yerimi alacağım. Yeni Açık Üst Tribününde Galatasaray'ımızı destekleyeceğim. Her zaman tam destek , tek yürek olduk ki taraftarlığımız , galatasaray aşkımız gereğincede böle olmamız gerekir.

 Ben aslında Trabzonspor 'u ve Sivasspor 'u "? büyükler" arasına almıyorum. Türkiye içinde 3 Büyük vardır. Çünkü bu 3 büyükler istikrarlıdırlar , yollarına hep devam ederler en az UEFA ya katılırlar. Ama bu iki takım çok iniş çıkışlıdır. Kaliteli oyuncuları olsada , olmasa da zaman bi sezon iyi 2 sezon kötü yada tam tersi bi olay sergiliyorlar. Tabi ki de 3 büyüklerde bir sezon iyi olabiliyorlar bir sezon kötü. Ama onlar adlarını duyurmuşlar artık 3' ü de 100 senesini doldurmuş ve kendileri için yapamayacak birşeyi olmayan taraftarlara sahipler ( en azından Galatasaray böyle) . Diğer takımlarda da olabilir bunlar. Ama onlar daha yeni büyük olmak için ağır ağır çıkmak gerekir bu yolları.

Neyse konumuza dönelim. Bu maçı bence Galatasaray alacak. Geçen gün gazetede gördüm. " 2 yıl sonra ilk defa Galatasaray ' da hiç sakat yok." şaşırayım mı , sevineyim mi bilemedim. Gerçekten bu çok güzel bir haber . Hele benim gideceğim maça denk gelmesi bu sakat olmama işinin benim açımdan dahada güzel. Galatasaray'ımızın futbolunu daha iyi göreceğiz. Konumuza devam edelim. Galatasaray bir kaç maçtır sallantıda. Ama Rijkard buna dur diyeceğinden hiç şüphemiz yok. Biliyorsunuz üzüntüler insanı hep olumsuz etkiler. Mesela Bosna yendiği kesinleşti , bizim yenilmememiz gereken bir takıma Belçika 'ya nasıl olduysa yenildik. Ama kendimizi topladık çok şükür Ermenistan ' a yenilmedik. Ve galib geldiğimiz için oyuncularımızda pek bi üzüntü yok ( dünya kupasına gidemedik o ayrı az üzüntü var ) . O yüzden Trabzonspor maçına konsantre olmuş bir şekilde çıkacağımıza inanıyorum ve bu maçı alacağımıza inanıyorum.

Arkadaşlar benim yazılarım internette dolaşan alışılmış tanıtım , kopyala yapıştır yazılarına benzemez. Ben kendim yazarken içimden ne gelirse onu yazıyorum. O yüzden bu maçla ilgili duygularımı paylaştım sadece. İki takımada başarılar dilerim. İyi olanın kazanmasını ve Galatasaray 'ımızın da iyi olmasını istiyorum.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Deniz Yıldızı Dizisi


16/10/2009 · Kategori: Diziler

Deniz Yıldızı , Deniz Yıldızı , ah ah ah...
Yazıma garip bir şekilde başlıyorum , biliyorum.Bu dizi beni gerçekten etkilemişti.Yazın sonunda başlatı ve yaşamımda çoğu olan şey gibi bununda hayatımı değiştireceğini düşündüm.Ama ne alaka demi. İşte çocukluk , gençlik karışımı birşeydeyim ve o anki duygularım ne olursa düşünceleriminde o olacağına inanırım.Ama bunu anlamak bu yaşlarda zor olsada ilerde anlayacağım.

Neyse çok uzatmadan Deniz Yıldızı dizisi hakkında konuşmaya başlıyayım.Bu dizi yazın sonlarına doğru başladı.Dizide bir çok karakter var hangisi ana karakter hangisi baba daha anlamış değilim.İlk önce yayın tarihinden ve sonrada konusundan bahsedeyim.Hafta içi her gün FOX da saat 19:00 da yayınlanıyor.Bir sitede 19:30 diye görsemde ben foxda 19:05 civarında diziyi görüyorum.

Dizi ; Deniz adlı bir kızın ( üniversiteyi yeni kazanmış) Ankaraya gelmesiyle başlıyor.Bu kız annesine çok bağlı.Ben bu kadar saçma bir şey görmedim.Eğer böyle birileri varsa cidden anlayamam öyle kişileri.Neyse Deniz'in annesi hasta ve kızıyla Ankara'ya geliyor.Ama kızına kanser olduğunu söylemiyor. Ankara'da eski bir tanıdığına ( aslında kızın babası) bırakıyor. Kız babası olduğundan haberi yok. Annesi Amerika'ya tedaviye gidiyor ama kıza bunu söylemiyor Almanya'da koca buldum filan diyerek kandırıyor koskoca kızı. Niyemiş efendim kız üzülmesin diyemiş Saçma!

Dizide ki diğer karakterlerden bahsedeyim. Diziyi hemen hemen hergün takip etmeme rağmen bazı isimler aklıma gelmiyor şuan bu yazımı yazarken ama olsun ben yinede söyliyeyim.
Mert ; ilk bakışta Deniz'e çok küstah görünen kişi ama sonradan sevgili oluyorlar. Deniz hep ayrılıyor bunla sonra tekrar barışıyor vs. Çocuk oyuncağımı bu Deniz seni kınıyorum.Öyle bir adam bulmuşsun istemiyorsun ayıp cidden. Mert'in babasıyla anneside bir ayrılıp bir barışıyor. Annesi paragöz gibi geldi bana.
Pelin ;  Banu 'nun en yakın arkadaşı. Kendini çok beğenmiş tiplerden pekte güzel sayılmaz...
Özgür ; Pelin ' in kardeşi. Onun kadar asosyel , hakkını aramayan kimse görmedim. Afadersiniz ama nerdeyse tecavüze uğrayacak sesini çıkartmıyor olmaz böle bir karakter.
Banu ; En sevdiğim , öldüğüm , bittiğim karakter. Dizide ki karakteri yalancı olsada güzelliği akla zarar. Çok güzel biri ama yalancı.Hem arkadaşlarına hem ailesine farklı yalanlar söylüyor.Ailesine sözde üniversite tıp 2. sınıfta okuduğunu söylüyor. Arkadaşlarına zengin bir aileden olduğunu söylüyor.
Suna : Banu 'nun ablasıdır.Yaşlı bir kadına bakıyor. Çok bilmiş , kendine hiç bakmıyor , derbedar , baba hasretiyle ölen birisi. Babası kamyon şöforü , annesi nin adını unuttum. Bunlar hakkındada bir kaç şey söyliyecektim ama aklımdan geçenler bir anda uçtu gitti.
Ozan ; Banu'nun sevgilisi. Pelin'ın kuzeni.Babası çok artist aklınca birşeyler yapıyor. Mert'in annesine sahip olmak istiyor.
Bide bu Ozan'ın en yakın arkadaşı var kılkuyruk , haysiyetsiz , düzenbaz herşey denir buna.Adı Melih idi galiba bunla ilgili birşey yazmıyorum çok çünkü sıkıldım yazmaktan , sizde okumaktan sıkılırsınız.Şimdilik bu kadar yeter arkadaşlar.

Unutmadan bu dizi eskiden sakın kaçırmayın diyebileceğim bir diziydi ama şimdi bende pek izlemiyorum kaçırabilirsiniz , sarmazsa izlemeyin.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::